KML Turkiye Anasayfa | Linkler | Site Haritası | İletişim
| Kullanım Sözleşmesi
Facebook || TR | EN
Uye Olun
Giris Yapin
 Benim Hakkımda
 22 9 Hakkında
 KML Hakkında
 Semptomlar ve Tanı
 Tedavi Seçenekleri
 KML Komplikasyonları
 Yanıtın İzlenmesi
 Nötropeni ve Trombositopeni
 Randevuya Hazırlanmak
 Hasta Hikayeleri
 Etkinlikler
 Sık Sorulan Sorular
 Hasta Kayıt Sistemi
 Anket
 KML Güncel YENİ
 ELN Hasta Tavsiyeleri '13
 CML Horizon '14
 CML Horizon '15

Son Bloglar (Üyelere Özel) Uygun sonuç bulunamamıştır.

Son Bloglar (Internete Açık)
 ozguntansoker - 2016-04-15
 ozguntansoker - 2016-03-18
 Prensi - 2016-03-16
 ozguntansoker - 2015-12-29
 ozguntansoker - 2015-12-29

Mini Anket
KML hastası mısınız?
Evet
Hayır


www.kmlturkiye.com sitesini açıklayıcı ve faydalı buldunuz mu?
Evet
Hayır


kmlturkiye.com sitemizi nereden duydunuz?
Google
Facebook
Arkadaşımdan
Diğer


Sonuçları incele
Hikayeler içinde aramak istediğiniz kelimeler


1
...
19
20
21
22
23
...
109

Nisa 2016-01-11 09:33:26
Merhabalar herkese. 2011 yılından beri KML hastayısım. ilk dönem glıvecle başladım 2 yıl sonra katkı payı nedeni ile İMATENİLE geçiş yaptım. Geçiş döneminde vs herhangi bir sorun yaşamadım. Aksine İmatenilde daha mutluydum, yan etkileri bende fazlasıyla azdı GLİVECe göre. 2015 nisan ayında yani hastalığımın 4 buçuğuncu senesinde doktorumla görüştük ve çocuk sahibi olmak istediğimizi belirttik eşimle. Doktorumuzun onayıyla Nisan ayında ilacı kestik ve Ekim ayında 1 aylık hamile olduğumu öğrendim :) Yani 6 ay sonra hamile kaldım. Şu an 4 aylık hamileyim Allah'ıma bin şükür herşey yolunda bebeğimde bende çok sağlıklıyız. Herhangi bir sorun olmadığı müddetçede hastalığımla ilgili bir ilaç kullanmayacağım. İlk 3 ay bizler için çok önemliydi yani bebek gelişimini tamamlaması adına. O dönemi atlattığımız için ilaç kullansam dahi herhangi bir sorun olmayacağını bildirdi doktorum. Çok şükür gerek kalmadı ikimizde çok iyiyiz. :) Sadece kan sulandırıcı iğne kullanıyorum doğuma kadarda kullanmaya devam edeceğim. KML de hamilelikle ilgili korkusu, endişesi yada merak eden arkadaşlar için paylaşmak istedim. Korkulacak, endişelenecek hiçbir şey yok. Yeter ki isteyin, KML den korkmadım, onu çağarmadım. Korkularımın üzerine gittim. Ya şöyle olursa ? demedim.. üzerine gittim o kaçtı benden, ben ondan değil :) Tabi bunlar benim düşüncelerim ben böyle başardım. Hamilelik süresince zaman ve fırsat buldukça sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Çalıştığım için çok fazla siteye giriş yapamıyorum. Sevgiyle kalın :)

ozguntansoker 2016-01-07 16:57:44
prenses Merhaba, çok şükür, iyi olmanıza çok sevindim, inşallah da hep böyle devam edecek. İki görüş de doğru :) Şöyleki, korkacak birşey yok, dışarı çıksın, oynasın, okuluna gitsin herşey yesin de doğru, çiğ sebze yemesin de :) İmanitiblerin mide hassasiyeti yarattığı bir gerçek var. ilacı aldığım öğünlerde çiğ yediğim herşey (benim en çok hissettiğim yan etkidir) mide de yanma, bulantı yapıyor. Mideniz taş gibi ise sorun yok ama benim gibi hassas ise, o zaman çiğ sebzeden, sütlü ürünlerden (ilaç zamanları) ve ilacı boş mideye almaktan kaçınmanız doğru olur. Öteki taraftan kalabalığa girmekte de bir problem yok ama kalabalık demek farklı virüsler demek :) Kendimizi neden riske atalım. Tabi bu kml hastalarının grip ya da başka hastalık geçirmeyeceği anlamına da gelmez. Şu anda tedaviniz iyi olduğu için her şekilde vücudunuz savaşacaktır ancak mantelite her zaman kendimizi korumak olmalıdır. En azında tedavinin başında biraz dikkat edebiliriz. Ben doktorların bu sebeple bu şekilde söylediklerini düşünüyorum :) Telefonunuzu yazmışsınız, ben de sizi aradım (konuştum ve inanın çok menun oldum :) Ancak daha sonra isterseniz bu hikayenizi sileyim bir iki gün sonra, sanal ortamda cep telefon numaranız yakalanabilir. Ben uyarımı yapmak isterim. Sanırım iki güne kadar da numaranızı arkadaşlarımız kaydederler. Ama tabi siz nasıl isterseniz. Sevgiler

ozguntansoker 2016-01-07 14:49:31
ararat Merhaba, seni çok iyi anlıyorum. Benim de geçmişim az çok benzer. Çocukluğum ufak yerde, mevsiminde meyve sebze yiyerek, ilaç nedir bilmeyerek geçti. Ancak bu gibi hastalıklar biz doğarken genetiğimizde kodlanmış oluyor. Ufak bir rahatsızlık da bu hastalıklar ortaya çıkıyor. Biz daha cenin halindeyken bile oluşumumuz sırasında anne ve babamızın sigara içiyor olması bile bizim genetiğimizde benzen maddesinin var olmasına sebep olabiliyor. Olur demiyorum, ancak olabilir. Hücre yapısının o veya bu şekilde (doğuştan olmasa bile egzos dumanları, gdo'lu ürünler, trans yağlar, sonsuz şey yazabilirim buraya) bozulması sonucu ortaya çıkabiliyor. Hep dikkat ettiğim şeylerden biri, mesela, ilaç dirençlerinin nedeni, küçük yaştan itibaren çok ilaç kullananlarda ortaya çıkıyor olması (genelleme yapmıyorum tabi ki) Çok fazla ilaç kullanımı da bence hücre yapısını bozan ve vücud bağışıklığını düşüren etkenlerden. Ben çok fazla ütopik düşünebilen bir insanım :) ki, mesela grip aşılarının bile çok da etkili olduğunu düşünmüyorum, (şuan ki mevsimsel sorunlarımızdan diye bahsetmek istedim) yani her aşı yararlıdır diye bir kesinlik söz konusu değil bana göre. (Burada ben şahsen kendi düşüncelerimiz yazıyorum) Bu düşüncemin sebebi de, her sene oluşan bakteri, virüs ve hastalığın aşısının ancak bir sene sonra çıkma durumu. Peki o bir sene içinde o virüsün uğradı mutasyon durumu ne olacak? İnsan olarak bile bir yılımız bir sonraki yılımızı tutmuyor , değişiyoruz :) Yani, bir sene önceki virüse karşı bir savunma yaratılıyor, peki ya kendini bu bir sene içinde yenilemiş olan virüs! Çünkü o virüs belki de her bulaştığın insandan bir genetik güç, değişim alıyor ve kendini geliştiriyor. Ben bunlarla kafanızı karıştırmak istemiyorum ancak burada benim için önemli olan şey, kml den dolayı kendimizi ya da başkasını ya da bir şeyi suçlamadan, başımıza gelen bu hastalık ile uyumlu bir şekilde (isyan etmeden) yaşamasını öğrenmek ve iyi olmaya çalışmak. Beslenmeyi merak ediyorsunuz, onu da çok iyi anlıyorum. Belki bu konuda bu kadar açık yazmadım hiç ama sanırım artık yazmam lazım :) Şu anda ben, ne toprağın, ne toprağa atılan tohumun, ne de yetiştirilen sebze ve meyvelerin sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bana göre bunlar insan vücudunda bir şeyleri değiştirebilecek nitelikte. Yerinizde olsam, az ve öz yerdim. (Burada kimsenin çiftçiliğine laf etmiyorum çünkü ben ülkemde nelerin ne kadar ne şekilde kontrol edildiğini biliyorum! Kontrol edilmiyor hiç bir şey :) İhraç edemiyoruz, neden, diğer ülkelerin sağlık standartlarından geçemiyor ve bu geçemeyen yiyecekler iç pazara sunuluyor. Kabul edelim ki, 3. Dünya ülkesiyiz :) Yağlar! Bu konuda artık yazmama gerek yok sanırım. Fastfood yemeği (aklınıza gelen ve en bilinen ilk 3-4 marka) yıllar önce bıraktım. Kurtlanmayan yani kurtçukların bile yemediği yemeği ben mi yiyeceğim! Artı, mide yanması ve sindirim bozukluğu da cabası. İçtiğimiz sular ne kadar temiz? Buna herkesin verecek bir cevabı muhakkak vardır, eminim, ama ben bilemiyorum. Hepsini de teste gönderemeyiz. Yani, insan olarak asla ve asla en temizi en güzeli en sağlıklısı diye bir seçim şansımız yok! Pazara çıkın, en güzel pc programında bile çizemeyeceğimiz düzgünlükte sebzeler var! Bunlar bana sanal geliyor :) Peki ne yapacağız? Öncelikle, maske takın J İstanbul başta olmak üzere, aldığımız oksijen bile oksijen değil. Şu an sigaranın verdiği zarardan çok daha fazla etkileniyoruz. Avmleri sorarsanız, sakın derim tabi ki de J Hem yaydığı ve vücudumuzdan atılması zor enerjiden hem de oksijenden yoksunluğundan hem de, bence, vücud elektriğini bozduğu için. (Gelecekte vücud elektriğini düzeltip bütün hastalıklara son verecekler J Her hastalığın ayrı ayrı ilacını yapacaklarını sanmam. Öyle okuyorum çünkü J Hastalık var ama hasta yok gibi olacak. Bana mantıksız gelen o kadar şey var ki, kusura bakmayın bir dokun bin ah işit gibi oldu ama bir şekilde artık bunları sizlerle paylaşmam gerekiyor. Peki, ben ne yapıyorum! Aslında gerçekten çok değişik şeyler yapmıyorum ama en iyi yaptığım şey sanırım yemek ve içecek yelpazemi dar tutmak! Eskiden beri kullandığım ürünlere bağlı kalmak. Organik mi besleniyorum diye sorarsanız, sizce organik nedir? Nasıl olması gerekir? Ülkemizde olması gerektiği gibi mi? diye sorarım ben de. O yüzden o bahsi geçebiliriz. İnsan ne yerse o olurmuş gerçekten. Ben az yiyorum! Yani çok zengin bir menüm yok. Yemek yemek bir ziyafet olmuyor benim için. (Hatta günde bir hap ile şu karın doyurma işini çözseler çok memnun olurum J Ama yemeden kendimi güçsüz hissettiğim şeyler var. Yumurta, tere yağ, kaymak, zeytin, bal, beyaz ve kaşar peynir, balık, et, mercimek, kuru fasülye, (sebze yemeklerinin hemen hemen hepsi), tarhana ve mercimek çorbası, patates, soğan, sarımsak. Meyve . Ceviz, fındık, badem. Kızartma hayatımda yok! Tatlılarla aram yok, tuz kullanmam. Maden suyu. Yoğurt. Maydanoz, roka, limon da şifa niyetine yiyebildiğim şeylerden. Arada turşu. Kesinlikle ve kesinlikle yapamadığım şey ise, öğün atlama! Bir de ağrı kesici dahil olmak üzere ilaç kullanmaktan kaçınmam. Spor ve bol su J Yani, bozulmayan, suni şeyleri yemeyeceğiz, yediklerimizi de vücudumuzda bozduracağız Çok da bir şey yok değil mi? Bence de. Benim de eksiklerim muhakkak vardır. Bazen bende bu liste dışına çıkabiliyorum kesinlik ama sanırım burada önemli olan nokta kontrollü olmakta. Her zaman dediğimiz gibi, her şeyden ama az az. Bazı gerçekleri de göz ardı etmemekte fayda var. Sağlık gerçekten ihmale gelmez. (Not: Kendi adıma, benim de teşhis zamanında anormal bir sonuç çıkmamıştı. Her şey normaldi, erken teşhislerde çok da fazla yan etki görülmüyor ) Sevgiler

ozguntansoker 2016-01-05 11:42:17
Umutluyum Merhaba, kusura bakmayın olur mu? Genelde 3 ay sonra bile cevap yazdığım olabiliyor :) Sitede bir yerlerde göremediğim bir paylaşıma rastlayabiliyorum. Ancak her zaman direkt baktığım yer hasta hikayeleri ve mail'im. Hemen yazayım size :) Hangi hastanın hangi süre zarfında negatif sonuca ulaşacağını, ben kimsenin bilebileceğini sanmıyorum. Bazı hastalarımız 3. ayın sonunda bazıları ise 6. yılın sonunda negatif değerlere ulaşabiliyor. Bu gerçekten hastanın bünyesi ve tedaviye verdiği cevap ile bağlantılı. Bu da, tedaviye başlanmadan ve bir takım verile elde edilmeden tahmini zor gibi geliyor bana. Dr lar tahmin edebilirler ancak riske girip paylaşacaklarını sanmam çünkü burada önemli olan nokta bunun bilinmesi değil, hastanın psikolojisi. Doktorlar bilse bile bence paylaşmıyor olmaları ve bunu hasta ile beraber, süreç içinde paylaşıyor olmaları güzel bir durum. Durumunuzun iyi gitmesine sevindim ve umarım kısa bir süre için de 0.0 değerini elde edersiniz. Ancak ben başka bir hatırlatma daha yapmak isterim, her zaman umutla beklene sonuç 0.0 olmalı, evet, kesinlikle, ama 0.0 olmayan hasta da iyi değildir diye bir kanıya varmayalım. Biz 0.05 in altındaki değerleri zaten sıfır kabul ediyorduk (eski test araçlarında göre öyle idi yani)Yeni test aletleri çok daha hassas ve en ufak bir değeri bile çıkartabiliyor. Bu yüzden bence değeri 0.05 in altında olan sonuçlar da tatmin edici olmalıdır. Bazen negatif giden hasta bile arada pozitifi de görebilir. Bu da kötü bir şey demek değil. Bizim istemediğimiz durum (ki artık başka ilaçlar da olduğu için bu da sorun olmaktan çıktı) agresif bir ilerleme durumu. Bu ilerleme de kml hastalarının yüzde olarak düşük bir kısmını kapsıyor ve bu durum da farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Şu an siz iyi sonuçlarınıza odaklanın, eminim kısa sürede istediğiniz sonuçları elde edeceksiniz, benim temennim ise bu güzel sonuçların daim olmasıdır. Sevgiler

Umutluyum 2016-01-04 10:15:04
merhaba ozgun hanim sayfaniza daha oncede yazmistim ama cevap yazmadiniz benim oglumada 8 ay once kml teshisi konuldu 3 aya 1 gen testi yapiliyor sonuclar allaha sukur iyi cok merak ediyorum acaba bu testlerin sonunda ne zaman 0.0 goruruz oglum istahsiz az yemek yiyor oda zorlamamla bu konuda bana bir oneriniz olurmu sevgiler

ararat 2015-12-30 14:35:30
Arkadaşlar ben daha ilik sonuçlarını bekliyorum şimdilik hyrea ve urikoliz kullanıyorum. Benim hayatımın büyük kısmı köyde geçti haliyle radyasyon egsoz dumanları ya da doğal olmayan şeyler hayatımda yoktu zaten ve mümkün oldukça doğal beslenmeye calisirim onun için bana söylenen hastalık sebepleri ile yasamimdaki şeyler çok tutarsız geliyor bana:)) bu hastalığı öğrendiğimde evet kötü oldum ama hemen silkelenip toparlandim moralimi iyi tutmaya çalışıyorum ha sunuda söylemek istiyorum bütün ultrasyon sonuçların normal çıkmıştı yanı dalak da şişme yoktu ya da diğer verilerde anormal bisey cikmamisti (hepiniz de mi böyleydi) diğer organların zarar girmemesi için neler yiyip içmeli ne kadar spor olmalı ya da yapıyorsunuz kendinize iyi bakın saygilar

ozguntansoker 2015-12-29 09:40:51
ararat Merhaba, öncelikle çok geçmiş olsun. Bizler iyiyiz, sizin de iyi olacağınıza eminiz. En başta moral olarak :) Hangi ilacı kullandığınızı belirtmemişsiniz. Her ilacın alımı farklılık göstermekte. Yeme içme konusunda, size özel bir durum yok ise, benim yaptığım şeyler şunlar; (ilacınız imatinib ise) greyfurt hayatımda yok (bu bütün ilaçlar için geçerli, karaciğer enzimlerini zorluyor çünkü), ilaç saatinde sarımsak yok (hastalığın başlarında, ilaçların etkisini düşürmemek için, antibiyotik etkisinden dolayı), ilacı alacağınız yemek menüsünü sıkı tutmak (bu özellikle imatinib için geçerlidir, diğer ilaçlar aç karnına da alınabiliyor) Onun dışında her şeyden ama az az yiyip, içebiliyorum. Son toplantıda, ilaç alımı ile bu suni meyve sularının da aslında içilmemesi gerektiği konusunda konuşma yapıldı ancak çok da fazla negatif etkisinden bahsedilmedi. Ben zaten o tür meyve sularını önermiyorum. En kötü limon ve su yapabilirsiniz. Cips vs tarzı şeyleri azaltın, kola vs şeyleri de. Hiç içmeyin demiyorum tabi ki, bunların ilaç ya da kml ile ilgisi olmasa da hücre yapısını bozmaktalar. Bol su için. Çay, kahve ve diğer sıvılar su yerine geçmez. Düzenli beslenin, öğün atlamayın. İlacınızı her gün muntazam alın. Biraz egzersiz yapmaya çalışın, yürümek iyi gelebilir. Mersin'de bunu çok rahat yapabilirsiniz. Uykunuza dikkat edin ve çok da fazla takmayın :) Moral de çok önemli. Umarım testleriniz iyidir. Kontrol zamanları yazabilirsiniz. Buradan tabi ki de Mersin'de yaşayan arkadaşlarımıza ulaşabilirsiniz. Üyelikte mailinizi gizli tutmuşsunuz. Belki açık yazarsanız onlar da size mail atabilirler. Geçmiş olsun, sevgiler

ararat 2015-12-29 09:21:00
Arkadaşlar bana da KML teşhisi konuldu.mersinde yaşıyorum ve ben bu rahatsızlığı olup mersinde yaşayan arkadaşlarla oturup konuşmak ve paylaşmak istiyorum.. Hayat paylaştığımız kadar bizimdir..çok sevinirim herkese sağlıklı gunler. Eğer isteyen arkadaşlar olursa telefon,adres vs. Verebilirim. İyi akşamlar.

ararat 2015-12-28 15:05:51
Yeme içme konusunda neler yapıyorsunuz? Exsra yapmamız gereken şeyler var mi? Cevaplarsaniz çok sevinecem...

ozguntansoker 2015-12-28 13:59:51
prenses Merhaba, ben 28 yaşımdayken, 55-60 yaş hastalığını öğrenip üzülmüştüm. Daha sonra yeni yeni genç hastalarla tanışınca bakış açım değişti. Hatta 2 yaşındaki hastaları da duyuyorum. Burada konumuz zaten şu, normalde bu yaşlılık hastalığı ve ilaçlar da mesela onların hayatlarını uzatmak için yapılmış. Anlam verilemeyen, şey yaşlılık hastalığının neden gençlerde de ortaya çıkıyor olması. Yaşlılığa bağlı olan şey gençlerde de mi görülmeye başladı yoksa gençlerin maruz kaldığı beslenme, radyasyon, ışın ve gibi durumlar mı aynı etkiyi yapmaya başladı. Bir şekilde bu hastalık, her zaman dediğim gibi, başarısız bir mutasyon durumu (bence). Genel olarak baktığımızda, vücudumuzda oluşan şeyi kendi hücrelerimizin tanımaması hücresel hafızayı etkileyen bir şey. Biz nedenini bilmeden iyi olmaya çalışıyoruz. Yarın bir gün ilik nakli ile iyi olsak da yine bu hastalık gerçekleşebilir. Ne yaptı isek ya da bize ne yapıldı ise ya da neye maruz kalıyor isek yine kalabiliriz. Kızınıza çok çok geçmiş olsun. Ben genç hastaların ve özellikle çocukların böyle durumları daha rahat kabullendiğini ve hayata karşı duruşlarının da olumlu yönde farklılaştığını düşünüyorum. Sadece o ilacı yutmak biraz daha problemli olabilir küçük hastalarda ama o da sanırım sizin kızınız için zor olmaz. Ayrıca bence wbc düşüşü harika. İlaç kusmaları normal, hepimiz de oldu. Yaşı ufak olduğu için ilk başlarda zorlanır ama inanın alışacaktır. Yan etkiler biz yetişkinlerde, özellikle bende, 2 hafta sonrasında çıkmaya başladı. Size söyle özetleyeyim; 20 yaşında eğitimi etkilemez, kilo almaz ama imatinib ile devam edecekse ödem olabilir :) (doğal botoks diyoruz biz:) Saç dökülmesi imatinibin yan etkileri içinde yer almıyor (benim de dr a ilk sorduğum soru bu idi ) belki geçici olarak yapabilir. Bazı yan etkiler kalıcı bazıları geçici oluyor. Ben saç dökülmesi yaşamadım. Ben 7 seneyi aşkındır gleevec kullanıyorum, organlarımda eskime payına rastlamadık :) Merak etmeyin. Ancak bunun sebebi de kendimize iyi bakmaktır. Nefes darlığı, göğüste baskı, ağrı, yanma, sızlama yapar gleevec. Çok takılmayacaksınız. Siz kml hakkında ve kızınızın bünyesi ile ilgili bol bol veri toplayıp ona moral vereceksiniz. Burada atlamamanız gereken nokta şu, kızınız hasta bile olsa ayakları üzerinde durmayı, bununla baş etmeyi öğrenmeli. Lütfen anne zafiyeti yapıp, kendisi iyi iken, sizin için üzülmesine izin vermeyin. Ben hastalığım ile ilgilenirken annemi yanımda istemedim. Bana benden daha hasta oldu gibi geldi ve bu durum benim için iticiydi. Ben orada her şey iyi olacak diye kendime gaz verirken benim için üzülüyor olunması, (benden vazgeçilmesi, çabuk gözde çıkarılmam gibi duygular) daha hasta hissetmeme sebep oldu. O yüzden ben ailemin yanındayken onlara moral vermek zorunda kaldım. O bakışların altındaki üzüntü, acıma, hassasiyet duygusu beni itiyor. Çünkü ben aynı şekilde başka bir hastanın gözlerine bakarken ona hep şunu hissettirmeye çalışıyorum, kendime de, NE KADAR GÜÇLÜSÜN! ŞİMDİ DÜŞÜNÜYORUM DA BEN SENİN KADAR GÜÇLÜ OLAMAZDIM! Ben orada güçlü olmayı seçtiysem yanımda benimle güçlü olacak birilerini ararım. Bu da eşim oldu. Bu biraz yapı ile ilgili bir şey de olabilir. Ailem yanımda, olabilir, ama ihtiyacım olan gücü başka bir şekilde, başka bir yerden alabilirim. Bu aileyi reddetmek değil ama o an (sadece ben değil önce ben ise ki bu da bencillik değildir çünkü kendini düşünmeyen aslında kimseyi düşünmüyordur bence) hayatta kalmaya çalışmaktır. Sizi anlamıyorum, anne değilim, doğurmadım, ya bir gün hasta olursa diye korkularım var (dı). Ama inanın hayata sürekli bu soruları sorarak yaşayamazsınız. Artık oldu ve bundan sonra buna göre hareket edeceğiz. Şanslısınız ki hastalığınız kronik. Her zaman hastalığı da psikolojik olarak bir hazmetme dönemi yaşayacaksınız, normal olarak. Bir anda ben çok güçlüyüm derseniz içinizde bir yerde mutlaka bir şeyler eksik kalır. Kızınız ile beraber hastalığı araştırın. Ne zaman nasıl olacağını ona öğretin. 10 yaşında her şeyi idrak edebilecek yaşta. Egosu henüz oluşmadı, Kötü tecrübelerinden henüz ders almadığı için de korku seviyesi yetişkinlere göre daha düşük. Bu gibi durumları onun yarına çevirin ve bir an önce silkelenip ayağa kalkın. Sonuçta bütün anne ve babalar çocuk yapıyorlar ama asıl olan bir insan ve birey yetiştiriyor olmak ve önemli olan sizin onu korumanız değil, onun kendini koruyabilecek şekilde yetiştirmenizdir. Siz de onun bu hastalığı ile beraber yaşayabileceğini öğretmelisiniz ve bu süreçte siz de öğrenmelisiniz. Ona kendi korku ve elhamlarınızı aksettirmeyin. Hayat hata yapmayı engellemek değildir, herkesin kendi hayat yolunda, kendi hatasını yapıp bundan ders çıkartabilmesidir. Belki duygusal yazmadım kusura bakmayın ama ben şöyle bir insanım, kaos halinde panik yapan insanı önce uzaklaştırırım çünkü düzgün düşünebilmemi engeller. O yüzden panik yaşadığınızda elinizin ayağınıza dolanıp kalmasına izin vermeyin. O zaman zarfında saniyeler aslında saat gibi gelir ama olumluya çevirirseniz, çok şey kazanırsınız. Sizde bu durumunuzda sizi ahlatıp vahlatacak, sizi zayıf düşürecek insanlardan, bu anneniz bile olsa, uzaklaştırın. Size güç verecek insanlardan, şeylerden ya da sadece birbirinizden destek alın. Şu anda önemli olan kızınız ve geleceği. Annelik demek kendi zafiyetini üzüntüsünü yaşamak olmamalı bu dönemde. O nun güçlü birilerine ve nasıl ayakta kalacağının öğretilmesine ihtiyacı var. Bence siz bunu yapabilirsiniz. Henüz çok yeni durum ben anlayabiliyorum ancak canınıza çok iyi bakmanız lazım. Bu onun için her şeyi yapın demek değil, her istediğini alın demek değil. Hastalığı sizin ona karşı bir zafiyetiniz haline gelmesin, yoksa hayatı boyunca bu şekilde gider ve uzun vadede faydalı bir tutum haline gelmez. Çünkü kızınızın koşabildiğini, her şeyi yiyebildiğini ama sağlığına dikkat etmesi için birkaç şeyi (aslında herkesin de yapması gerektiği gibi) yapmaması gerektiğini bilmeli. Hastalığı hakkında konuşmaktan çekinmeyin ama konuşurken duygularınız hakkında bile olsa dürüst olun. Bu kadar. Umarım sizi sıkmadım ama söz konusu çocuklar olunca ben bir garip oluyorum. Hukuk okusam bile 3-6 yaş çocuklarla ilgili işim, onlarla atlattım ben en yoğun dönemlerimi. O yüzden ben onların gücüne inanıyorum. Kesinlikle bizden daha güçlüler. Onların gücünü görünce zaten kendinize inanamıyorsunuz. Biz her zaman buradayız. Mail de atabilirsiniz. Bir anne olarak böyle site bulup yazmanız bile beni çok mutlu etti. O yüzden yazmak istedim. Dertler de paylaşınca azalıyor. Burada onun ablaları, ağabeyleri var. Gerekirse tanışırız. Bizi iyi görünce de ona moral olur diye düşünüyorum. Yeter ki hayattan bir şey kaybetmeyeceğini anlasın. Son olarak, kesinlikle kendinizi ya da başkasınız ya da tanrıyı suçlamayın. Bazen hayatta her şey olması gerektiği için oluyordu diye düşünün. İyi düşününü, bizler ne düşünürsek o oluyoruz. Düşüncelerimiz iyi ve güzel olursa, ağzımızdan da güzel şeyler çıkar, bu güzel şeyler karşı tarafa iyi gelir ve o da iyi olur. Hayatta olan şeyleri kontrol edemiyorsak uyum sağlamak bazen en iyi yol olabilir, ne de olsa bizler sadece insanız :) Sevgiler

1
...
19
20
21
22
23
...
109

Önemli not: Sitemizde sadece hasta hikayeleri paylaşılmaktadır. Hikayenin içeriğinde bilimsel gerçekliği kanıtlanmamış ilaçlar, reklam amaçlı doktor/ hastahane isimleri, dini ve siyasi görüş niteliği taşıyan yazılar olmamalıdır. Bu tür yazılar onaylanmayacak ve düzeltilmesi için size geri gönderilecektir.


Kendi Hikayenizi Paylaşmak İsterseniz
Lütfen sitemize buradan giriş yapın.

 

Üyesi Olduğumuz Kuruluşlar:
Kanserle Dans Derneği:
Kanserle Dans Derneği
CML Advocates Network:
CML Advocates Network

Bumerang - Yazarkafe

 
Bu site, KML hasta ve yakınlarının tanı süreçlerini, tedavilerini ve tedavilerin yan etkilerini birbirleriyle paylaşabilmeleri için bir KML hastası tarafından kurulmuştur. Hiçbir şekilde tıbbi yardım amaçlı degildir. Uygulanan her KML tedavisi kişiye özeldir ve her KML hastası tedavisi hakında doktoruna danışmalıdır.
Tüm hakları Özgün Tansöker Danacı'ya aittir.
  designed by Özgün and developed by RejaVu Rejavu
KMLTurkiye Logo KMLTurkiye Logo